Lazların tarihleri,Kolheti
yönetim ve kültür alanıyla yakından ilişkilidir.Kolheti
adından ilk kez M.Ö. 8. yüzyıla ait Urartu yazıtlarında
bahsedilmiştir.Lazlardan LAZ olarak bahseden ilk tarihçi
ise 1.nci yy.da PLİNİUS olmuştur.M.S.2.YY.da Lazlar,
Soxumi’den Trabzon’a kadar olan bölgede
yaşamaktaydılar.Romalıların “LAZ” dedikleri bu topluma
Gürcü ve Abazalar” MEGREL” , Romalıların “LAZİKA”
dedikleri devletlerine ise Gürcü ve Abazalar “EGRİSİ”
diyorlardı.Kolheti kültür alanı Trabzon’a kadar
ulaşırken,etkinlikleri ise Kırım’a kadar
uzanmaktaydı.M.Ö.1.nci Y.Y.da Kolheti ve Kartli
krallıkları arasında sürekli olarak egemenlik savaşları
yaşandı.Bunun neticesinde de Roma İmparatorluğu ,bölgeye
askeri müdahalede bulundu.
M.S.1.nci y.y.da
KOLH yerine LAZ olarak adlandırılan Lazlar,önce Pontus
daha sonra da Roma İmparatorluğuna karşı bağımsızlık
savaşı başlattılar.69-79 yıllarında Lazların başında
bulunan ANİCETUS Romalıları püskürttükten sonra,Lazlar
güçlendiler ve bugünkü Batı Gürcistan'a hakim
oldular.Lazların Çoruh’u aşıp Güney Doğu Karadeniz'e
yönelmeleri üzerine Pontus kralı 2.nci POLEMON,
Lazlardan korunmak amacıyla ülkesini Romalılara teslim
etti.Böylece Pontus,Romanın bir eyaleti haline geldi.
2. y.y.dan itibaren
Lazika krallığı güçlenip Trabzon’a kadar
genişledi.Lazika bir Roma vasalı olduğu halde
Abazgiya,Svanetya ve diğer yönetimler, Laz krallarınca
atanırlardı.Lazlar,Hiristiyanlığı batılı birçok
toplumdan önce kabul etmişlerdir. 6. y.y. Bizans
tarihçisi PROKOPİUS,Bizans Kralı JUSTİNİAN’ın Kudüs
çölündeki bir Laz mabedini tamir ettiğini yazmaktadır.
İpek yolunun
geçtiği Lazika bölgesi,Bizans ve Pers’ler için çok
önemliydi.Bu bakımdan,Lazların kralı GUBAZ’ın akıllı
yönetimine rağmen Bizanslılar Lazlara saldırdılar.Yıllar
süren savaşlardan sonra,465 yılında bir barış
imzalandı.Ancak,Laz nüfusunun ileriye dönük bir
potansiyel tehlike oluşturacağını düşünen
Bizanslılar,Lazika Krallığından Abaza ve Svanları
ayırmayı planlayıp bu toplumları birbirlerine
kırdırmanın yollarını aradılar.8.nci y.y.la gelince ise
ortada artık Lazika Krallığı diye bir şey kalmamıştı.Bu
bölgede bundan sonra Abazalar, Svanlar, Megrel-Lazlar
ve bölgeye sonradan göç eden Gürcülerden oluşan Abhazya
Krallığı ortaya çıktı. 780 Yılında, bu krallığın
sınırları kuzeybatıda NİKOPSİ (TUAPSE) , güneyde ise
Çoruh vadisine kadar uzanıyordu.Çoruh ile Trabzon
arasındaki bölge ise Bizanslıların elinde kaldı.
Lazika Krallığının
RİONİ Havzasının güney kesiminde 5 ve 6. y.y.daki
Bizans-Pers savaşları nedeniyle Megrel-Laz nüfusunun
tamamına yakını erimişti.Bu arada arap istilacılardan
etkilenen Gürcüler Kartliden göç ederek bu bölgeye
yerleştiler.Bu suretle günümüzde oluşan ve GURYA/ACARA
adı verilen tampon bölge oluşmuş oldu.
Kraliçe TAMARA
devrinde Latinlerin İstanbul’u fethetmeleri (1204)
üzerine Bizanslılar zayıf kaldı.Tamara bundan yararlanıp
sınırlarını Trabzon’a kadar genişletti.Bu arada Lazlar
egemenliklerine kavuştu ve Laz Theması kuruldu.
Lazların
Bizanslılarla mücadelesi 1451 yılında Fatih Sultan
Mehmet’in 50 kadırga gönderip bu bölgeyi kontrolü altına
almasıyla son buldu.1453 Yılında Fatihin İstanbul’u
almasıyla da Bizans İmparatorluğu yıkılmış oldu.1461
Yılında Trabzon’un işgali ile beraber Lazlar da Osmanlı
yönetimine girmeye başladılar.1519 Yılında Batumi’nin
ilavesiyle Trabzon bir eyalet oldu.Bu eyaletin
Sancakları şunlardı: Canik, Trabzon, Gönye (Gonia),
Aşağı Batumi ve Yukarı Batumi. Lazistan'ın merkezi Gönye
ve kazaları ise;Atina (Pazar), Sumla, Vi3’e ve Arhavi
idi.
Osmanlı
yönetiminde Lazlar 15 Derebeyliğe
ayrıldı.Bunlar;Atina(2), Bulep,Art’aşin, Vi3’e,K’apiste,
Arhavi, K’isse, Xopa, Mak’riali,
Gonia, Batumi, Maradidi, Perlevan ve Çat derebeylikleri
olup Lazlar,1580 yılına kadar özerk yaşadılar.
Kurtuluş savaşında
büyük miktarda silah ve mühimmat Batumi’den Samsun’a Laz
takaları ile getirildi.Cumhuriyetin kurulmasında
Lazların çok büyük fedakarlıkları oldu.Cumhuriyet dönemi
ile birlikte ”tek ulus,tek dil” anlayışı çerçevesinde
Lazistan sancağı lağvedildi.Bu sancak içinde yer alan
yerleşim yerlerinin adları değiştirildi.Pazar,Ardeşen ve
Fındıklı Rize’ye;Arhavi ve Hopa ise Artvin’e bağlandı. |
|